RÖPORTAJ

  •  ‘BİTKİSEL POTANSİYELİMİZİ DEĞERLENDİREMİYORUZ’
    ‘BİTKİSEL POTANSİYELİMİZİ DEĞERLENDİREMİYORUZ’

    Şifalı bitkiler sektöründe faaliyet gösteren Nurs Lokman Hekim firmasının Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sabahattin Yılmaz, 91.0 frekansından yayın yapan “Bölgenin haber radyosu” Metropol FM’de Gazeteci İlhan Geyik’in hazırlayıp sunduğu “Objektif” programına konuk oldu. Programda gıda takviyeleri ve bitkisel kozmetik ürünler konusunda bilgiler paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin zengin bitkisel potansiyelini yeterince değerlendiremediğini kaydetti. Yılmaz, “Ülkemiz zengin bir bitki örtüsüne sahip. Başka ülkelerde olmayan pek çok endemik tür Anadolu’da yetişiyor. Çukurova da bu alanda çok önemli bir potansiyeli barındırıyor. Altın kadar değerli bitkilerimiz var.  Üzülerek belirtmeliyim ki; bu ürünleri yeterince değerlendiremiyoruz. ”dedi. Sabahattin Yılmaz, yönetilen sorulara şu cevapları verdi: 


    Ülkemizin koronavirüs ile mücadele sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz
    ?

    Türkiye, Sağlık Bakanlığı’nın öncülüğünde pandemiyle mücadelede çok iyi bir duruş sergiledi. Bu konuda halkımız da özveriyle üzerine düşeni yaptı. Dolayısı ile dünyaya da örnek olduk. Bir çok ülkeden daha güzel bir çalışma ortaya koyduk. Sağlık çalışanlarımız ve eczacılarımız bu hususta üzerlerine düşeni fazlası ile yerine getirdi. Çok büyük bir özveri gösterdiler. Buda bizleri onurlandırdı.

    Pandemi konusunda toplum olarak bundan sonraki hareket tarzımız nasıl olmalı?

    Gözle görülmeyen bir virüs tehdidi ile karşı karşıyayız. Dolayısı ile bu aşamada rehavete girilmemesi gerekiyor. Devletimizin pandemi tedbirleri konusunda öngördüğü tedbirlere sıkı sıkı uymak zorundayız. Biz de firma olarak tedbirler hususunda büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. Adana gibi sıcak bir kentte, tedbirleri uygulanırken elbette bir takım sıkıntılar yaşanıyordur. Ancak sabırlı olmaktan başka çaremiz de yoktur. Sabrın sonu selamettir. Çok şükür günbe gün daha iyiye gidiyoruz.

    ‘ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK’
    Salgın döneminde üretim faaliyetleriniz devam etti mi?  

    30 yıldır bitkisel ürünler sektöründeyiz. Nurs Grup olarak bünyemizde toplam 400 personeli istihdam ediyoruz. Tesislerimizde 1000 çeşit ürün üretiyoruz. Bu sektörde kapasite olarak ülke genelinde ilk sıradayız. Pandemi döneminde hem elimizi hem de gövdemizi taşın altına koyduk; gece gündüz çalıştık. Adana ve İstanbul’da Gıda ve Kozmetik Tesislerimiz mevcut. Gıda ve Kimya mühendislerimizin kontrolünde, standartlara uygun şekilde üretime devam ediyoruz. Kolonya, el dezenfektanı ve bağışıklık sistemini güçlendiren ürünlerin üretimine ağırlık verdik. Hijyene yönelik ürünlerimizi ayrı bir konsepte Türkiye'nin yanı sıra yurt dışına da ihraç ediyoruz. Suudi Arabistan gibi bir ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Yoğun talep dolayısı ile istihdam ettiğimiz personel sayısını artırdık. İşimizi severek yapıyoruz. Bu da bizleri mutlu ediyor. 

    Tüketici dezenfektan ürünlerini alırken nelere dikkat etmeli?

    Bu süreçte maalesef fırsatçılık yapan firmaların yanında merdiven altı üretim de oldu. Bu alanda kendilerini ispatlamış bilinen markalar tercih edilmeli. Sağlık Bakanlığının ürünlere verdiği karekod ve barkodlara özen gösterilmeli. Tüketici cep telefonu ile bunların okumasını yaparak, ürünün güvenli olup olmadığını test edebilir. Ayrıca ambalajın üzerindeki bilgiler dikkatli bir şekilde okunmalı.

    ‘ALTIN KADAR DEĞERLİ BİTKİLERİMİZ VAR’
    Türkiye bitki florası bakımından zengin bir ülke. Çok sayıda endemik bitkiye sahibiz. Bu ürünlerin endüstriyel hale getirilmesinde hangi noktadayız?

    Gerçekten ülkemiz zengin bir bitki örtüsüne sahip. Çukurova da bu alanda çok önemli bir potansiyeli barındırıyor. Altın kadar değerli bitkilerimiz var.  Üzülerek belirtmeliyim ki; bu ürünleri yeterince değerlendiremiyoruz. Biz firma olarak Adana, Ceyhan, Misis, Kahramanmaraş, Mersin ve Anamur’a kadar geniş bir bölgenin ancak yüzde 20’lik bir kısmını değerlendirebiliyoruz. Fakat bu bitkiler daha geniş alanlarda da yetiştirilebilir. Örneğin; kekik doğal ortamda yetiştiği gibi ekimi de söz konusu. Şu anda İl Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne bağlı belirli alanlarda adaçayı, kekik, lavanta gibi ürünlerin üretimi yapılıyor. Geçen yıl bu bitkilerin bir kısmını firmamız alıp değerlendirdi. Lavanta, kekik ve biberiyenin yağ satışında hiçbir sıkıntı yok. İyi bir kâr marjı ile ihracatı yapılıyor. Dolayısı ile bu sektör daha da geliştirilebilir. Biz bu işin ehli kişi ve firmaların sektörde olmalarını istiyoruz. 

    ‘GIDA TAKVİYELERİ GELİŞİGÜZEL KULLANILMAMALI’
    Bitkisel ürünleri satan personelin eğitimi konusunda neler söyleyeceksiniz?

    Hakkıyla üretim yapan firmaların ürünlerini müşteriye sunduğu noktalarda çalışanların mutlaka bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Bu anlamda biz tüm bayilerimizi bitkilerin içerikleri hususunda eğitiyoruz. Bitkiyi doğru amaçla kullanmak lazım. Gıda takviyeleri gelişigüzel satılmamalı ve kullanılmamalı. Bitkinin zamanında toplanıp tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece önemli. Şifalı bitkiler Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında toplanır. Süresi geçtikten sonra toplanmasının bir yararı olmaz. Her bitki zamanında tüketilmeli. Bitkilerde insan sağlığına zararlı olabilecek çeşitler olabilir. Örneğin; kekik içildiğinde tansiyonu yükseltir. Bir tansiyon hastasının kekik kullanmaması gerekir. Bir bitkinin farklı bölgelerde değişik türleri olabilir. Mesela; Adana’da ısırganotu ve ebegömecini bir ay önce toplamak gerekir. Ayrıca yetişme döneminde bitkiler egzoz dumanı ve toz gibi dış etkenlere maruz kalmamalı. Bazıları bu işe ticari gözle bakıyor. Kesinlikle bu doğru bir şey değil. 

    ‘EKONOMİYE KATMA DEĞER KATIYORUZ’
    Bir aile şirketi olan Nurs Lokman Hekim’in yurt içi ve dışındaki açılımlarınızdan söz edebilir misiniz?

    Firmamızın merkezi Adana’da… Ancak ticaretin kalbi İstanbul’da atıyor. Yurt dışından gelen müşterilerimizin çoğu İstanbul’u tercih ediyor. İstanbul’da paketleme; ayrıca Gıda ve Kozmetik Tesisimiz bulunmakta. Ürünün hammaddesi Adana’dan gidiyor. Müşteriye daha hızlı bir şekilde ulaşabiliyoruz. Ülkemizin zengin bitki potansiyelini ekonomiye kazandırıyoruz. Şu anda ekiplerimiz kılıçotu diye bilinen kantronu topluyor. Eğer biz bu bitkileri ekonomiye kazandırmasak dağda, ovada çürüyüp gidecek. Yüzlerce aile bu işten ekmek kazanıyor. Halkımızın ve bizlerin ekmek kapısı. Ayrıca her biri birer şifa kaynağıdır. Ailece işimizi severek yapıyoruz. Ürünlerimizden olmazsa olmazı kalitedir. Mutfağında bizzat kendimiz çalışıyoruz. Kullanmayacağımız hiçbir ürünü asla tüketiciye sunmayız. Binde bir de olsa bir üründe şikayet geldiğinde eş zamanlı bunu alan tüm müşterilerimizi uyarma ve geri alma imkanı sağlıyoruz. Çok güçlü bir ekibe sahibiz. Tüketicinin taleplerine önem veriyoruz. Bu da sürekli bir adım daha ileriye çıkartıyor.

    ‘MARKAMIZI KULLANIYOR’
    Firmanızla ilgili kimi zaman ‘tağşiş’ ve benzeri iddialar ortaya atılıyor? Bu iddiaların doğruluk payı var mıdır? 

    Bu en çok mücadele verdiğimiz önemli bir konu. Biz aynı zaman fason üretim de yapıyoruz. Maalesef kimileri bizden 10 parti ürün alıyor; kişi 11 partiyi alırken bir takım yanlışlara kayabiliyor. Firma olarak bu tür durumlara kesinlikle izin vermiyoruz. Kötü niyetli kişiler bizim üretimiz olmayan ürüne sahte etiket basarak piyasaya sürebiliyor. Veya talebine cevap vermediğimiz için ürünün sahtesini yapabiliyor. Elbette biz bunları tespit ediyoruz. Yasal yollara başvuruyoruz. Fakat üründe ‘Nurs Lokman Hekim’ markası olduğu için bunu düzeltmek çok zaman alıyor. Biz taklit edilmesi güç, kaliteli ambalajlarla ürünlerimizi pazarlıyoruz. 81 İldeki Tarım Müdürlükleri’ne ‘adımızı kullanarak merdiven altı üretim yapılıyor diye yazılar gönderdik. Örneğin; İstanbul’da 101 çeşit ürünümüzün sahte yapılmış. Markamız adına Suriye’den sahte bir site açılmış. Bakanlık 90 bin TL ceza yazdı. Üç yıllık mücadele sonrası bu cezayı iptal edebildik. Halen çok sayıda kişi veya kurumla davalarımız devam ediyor. Bu tür durumlar bizleri çok yoruyor. Derdimizi anlatana kadar firmamızın ismi açıklanıyor ve müşterilerimizin akılları bulandırılıyor. Maddi ve manevi olarak da zarara uğruyoruz.

    ‘HATALAR FİRMAMIZA FATURA EDİLİYOR’
    Vergilerinizi veren, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisine katkı veren bir firma olarak bu konuda yetkililerden nasıl bir tavır bekliyorsunuz?

    Sıradan bir firma değiliz. Ebetteki sorunlarımızla ilgili her kademedeki yetkililerle görüşmeler yapmaktayız. “Sarı çizmeli Mehmet Ağa’nın yaptığı” hatalar sürekli bizlere fatura edilmekte. Bu durum bizleri son derece üzüyor ve marka değerimize leke sürüyor. Müşterilerimizin kafasın da soru işareti bırakılıyor. Bir taraftan yasal yollarla haklarımızı ararken, diğer yandan merdiven altı üretimin de üzerine gidiyoruz. Bundan dolayı belirli bir bedel de ödüyoruz. Tek bir müşterinin sağlığı dahi bizler için önemli. Her ürünün üzerine kullanma kılavuzları yazılmakta. Öncelikli olarak kendi adıma ve Nurs Grup adına sağlıklı günler diler, şükranlarımı sunarım.
    Programın sonunda İlhan Geyik, Sabahattin Yılmaz’ın şahsında Nurs Lokman Hekim Grubu’na oluşturdukları ekonomik değerler dolayısı ile teşekkür etti.


Reklam Alanı

RÖPORTAJ İLE İLGİLİ DİĞER HABERLER