YETER ARTIK! - Ata Ivak

18 Ocak 2020 Cumartesi

Ülkemi çok seviyorum ama neden böyle duyarsız, kuralsız, çapsız, hadsiz bazı insanlara sahibiz diye de bazen çok üzülüyorum inanın. Kafası bu kadar suça çalışan, trafikte kuralları neredeyse bile isteye çiğneyen,  çocuk yetiştirmekten bir haber insanlar neden bu kadar fazla? İnanın merak ediyorum. Artık haberleri de dinlemek istemiyorum o kadar içim daralıyor ki size anlatamam.  

Geçtiğimiz haftalarda alkollü araç kullanan bir sürücü kaldırımda otobüs bekleyen genç bir kıza çarpıyor ve kız maalesef hayatını kaybediyor.  Sonra mahkemede bilerek yapmadım; şöyle oldu şu sebepten böyle oldu diyerek kurtuluyor ve bir müddet sonra tekrar aynı şeyler yaşanmaya devam ediyor. Ne acı, ne yazık… O anne babaları düşünebiliyor musunuz? Nasıl bir keder içinde hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar kim bilir. Neden bizde bu suçlar bu kadar ayyuka çıkmışken başka ülkelerde böyle değil. ? Çünkü orada hatalarınızın bedelini çok ağır ödüyorsunuz. O yüzden bir kişi bile kuralları çiğneyemiyor.

Buna kimsenin cesareti yok. Bugün İngiltere’de yayalar yoldan geçerken isterseniz araçla bir hareket edin.  Bürün araçlar o anda durmak zorunda, durmayanın vay haline. Orada insanlar kurallara uyuyor çünkü yaptırımlar buradan çok çok ağır. Bizde de son zamanlarda bu yayaların geçişine üstünlük verilmiş durumda. Kurallar buna göre düzenlenmeye çalışılıyor ancak yine de bizde oradaki cezalar uygulanmıyor.

Aksine bizde özellikle ciddi vakalarda, iyi halden indirimler, adli kontrol şartıyla salıverilmeler çok fazla. Bu yüzden cinayetlerin sayısı da, insanların mağduriyetlerinin sayısı da diğer ülkelere nazaran burada çok fazla. Bunların artık gerçekten değişmesi ve düzenli sistemlerin gelmesini umuyoruz ki artık ülkemizde böyle trafik cinayetleri ve bunun gibi benzeri olaylar yaşanmasın.  

Bunlar bir tarafa bazı haberler var ki cidden bundan da beter can sıkıyor. Geçtiğimiz günlerde bir anne çamaşır yıkamak için kaynar su kazanı hazırlıyor ve iki yaşındaki yürüyen kızıyla o kazanı aynı odada bırakıyor. Senaryonun devamını anladınız sanırım. Maalesef kızlarını bugün kaybettiler. O kadar üzülüyorum ve bazı annelerin rahatlığına o kadar kızıyorum ki anlatamam. Alışveriş merkezlerinde, arabada çocuklarını unutmalarını mı anlatayım, delici kesici eşyalarla onları bir arada bırakmalarını mı , hangi birini söyleyeyim size burada şaşırıyorum ve inanın yazarken bile moralim bozuluyor.

Bugün Amerika’da bir bebeğin ölümüne sebep oldu diye bir ana kucağı bütün marketlerden ve üretim tesislerinden anında toplatılabiliyor. Dikkatsizliğimizi, boş vermişliğimizi bir tarafa koyuyorum bizde böyle hızlı bir sistemde yok. Bu ve bunun gibi senaryolarla daha çok karşılaşacağız diye inanın içim cız ediyor. Bir çocuk bir birey kolay dünyaya gelmiyor, kolay büyümüyor. Harcanan emekler, uykusuz kalınan geceler, soğuk kış günlerinde sabahın bilmem kaç saatlerine kadar ateşi çıktı diye gezilen doktorlar ve daha birçok sayamadığım fedakârlıklar gösteriyoruz. Anne baba olarak bizim rolümüz fazla olsa da, kural anlamında da buna yönelik bazı düzenlemelerin artık olmasını ve uygulanmasını bekliyoruz. Bugün artık çağdaş medeniyetler seviyesinde bir ülkeyiz diyebiliyorsak bunların olmaması ya da minimuma indirgenmesi gerekiyor. Daha duyarlı daha ilgili ve dikkatli bireyler ve daha dikkatli anne babalar olmalı ve çocuklarımıza gerçekten göz kulak olmalıyız. Onlar bizim geleceğimiz, her şeyimiz. 

Artık olaylar başımıza geldikten sonra, hep diğer ülkelerden örnek vermek istemiyorum. Tam tersi önemli olaylara öyle cevaplar verebilmeliyiz ki, bizden örnek alsınlar. Neden hep başka emsallerden yola çıkalım.? Neden biz verdiğimiz kararlarla işlediğimiz başarılar kadar emsal olmayalım. ? Bence olabiliriz. Artık insanlar gazeteleri açıp, haberleri dinleyince; ‘Bu ülkeler ne kadar iyi ve doğru kurallara sahip. Birde bize bak bu konuda resmen  muz cumhuriyetiyiz’ dedirtmememiz gerekiyor.
Sevgiyle kalın. Haftaya görüşmek üzere…
 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI