İsyan Etmek - FIRAT UZER

14 Aralık 2019 Cumartesi

Belki de yaşamanın daha da zorlaştığı dünyamızda insan davranışlarında artarak gördüğümüz bir eylem… Bazen haklı olarak bazen de haksız olarak yaşamın önemli bir parçası haline getirdiğimiz… Peki, hiç düşündük mü? İsyan etmenin ruhumuz üzerindeki belirtilerini, vücudumuzda yarattıklarını, dozunu ayarlayamadığımızda toplum içerisinde sebep olduğu sonuçları. Aslında çok basit gibi görünen bu davranış eyleminin, denge unsurlarını kaybettiğimizde ne gibi sonuçlara mal olacağını ve bu sonuçların toplumsal yarattığı etkilerin yaşam içindeki rollerini de araştırmalıyız. Yaşam süresince karşılaştığımız bazı olaylar karşısında isyan etmemiz bazen tabi ki normal bir insan davranış olarak karşımıza çıkmakta ama peki bu isyanların sayısı arttığında hiç kendimizin nasıl bir varlığa dönüştüğümüzü inceledik mi? 

Bugün sabah gelirken ben de isyan ettim neye mi bardaktan boşalır gibi yağan yağmurda kendinin yaya olduğunu unutan araç şoförlerine. Sorun ne olabilir sizce nereye yetişmeye çalışıyoruz da aracımızla birikmiş su birikintilerinin üzerinden hızlıca geçip dışarıdaki insanların daha da fazla ıslanmalarına ve hatta kirlenmelerine sebep oluyoruz. Ve bunun sonucunda ıslanmış ve isyan eden bir insanla karşılaşıyoruz. Belki ıslattığımız insan hayatında dönüm noktası olabilecek bir güne başlıyordu ve isyanlarında kesinlikle haklıydı.

O zaman bazen isyanlar haklı bazen de haksız olabiliyor. Bizler aslında haklı isyan ettiğimizde problem yokmuş gibi dursa da isyan etmenin alışkanlık haline gelebileceğini de unutmadan hareket etmeliyiz. Fazla isyan bizi hayatta zor durumlara da düşürebiliyor çünkü çevremizde her şeye isyan eden bir kişilik olarak yer alabilmemize neden olabilir. Bu da hiçbirimizin istemeyeceği bir olgudur diye düşünüyorum. Ayrıca fazla isyanlar sonucunda ruhsal durumumuz etkilenip, mutlu olmayan kişiliklere dönüşmeye başlıyoruz.

Sonrası da daha  vahim psikolojik rahatsızlıklarımız başlıyor. Zaten günümüzdeki en önemli problemlerden biri haline gelmedi mi psikolojik rahatsızlıklar. İnsan olduğumuzu ve bu dünyadaki yaşam süremizin gerçekten çok kısa olduğunu düşünüp olumlu, mutlu, kendiyle barışık, empati yapabilen ve çevresine ışık saçabilen bir insan olmayı hedefliyorsak; öncelikle gereksiz isyan etmemekle yola çıkmalıyız eğer inanın isyanlarımızın sayısını fazlasıyla arttırdığımızda haklı olduğumuz isyanların bile haksızlığa sonrası da bizi yok etmeye başlayan bir canavara dönüştüğünü görmeye başlayacağız.

Bugüne kadar dünyamızda insanoğlu isyan ederken başka zararsız yollarda bulmayı başarabilmiştir. Bazen bir şarkıyla, bazen bir resimle, bazen de sessizlikle. Sadece susmayı tercih ederek… Ve inanın en zararsız ve belki de defalarca sonuca gitmiş olan isyan yöntemi. Madem kendimiz çok değerliyiz, bu değerleri hissederek hareket etme zamanının geldiğini düşünmeliyiz. Değerli olan kendimizde isyan yöntemlerimizi bizi daha iyi hale getirecek ve denge unsurlarını sonuna kadar gözettiğimiz bir hale dönüştürecek dünyaya hep birlikte ulaşmalıyız.
O zaman sloganımız az ve dengeli ama yerinde isyan. Bizi mutsuzluğa ve umutsuzluğa taşımayacak. 
Unutmayalım ki biz insanız ve istersek her şey bizim elimizde…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI