2020’ YE MERHABA - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

19 Aralık 2019 Perşembe

2020 yılına girmemize günler kaldı, 2019 yılından ne bekledik, neler oldu? İşsizlik dev gibi büyüdü… Gençler, ah güzelim gençler… Baba parası ile ellerine o güzelim lüks cep telefonlarını alırken düşünmeyen gençler. O makinelerin parası yurt dışına çıkıyor, o bilgisayarın parası yurt dışına çıkıyor ve her ay internet, hat ve iletişim vergisi ödeniyor… Bunu söylediğimizde gençler “teknolojiden uzak mı kalalım “ diyorlar. Haklılar da geleceği hiç düşünmüyorlar.

Türkiye’de 206 adet üniversite var.  Bunların 130’sı devletin, 76’sı vakıfların.  Her yıl 2 milyon Üniversiteye adım atıyor. Bu demektir ki her yıl 1 milyonun üzerinde genç üniversiteden mezun oluyor. Bunların ancak %10 resmi iş buluyor. Bir kısmı babasının işini devralıyor, bir kısmı yurt dışına gitmenin yollarını zorluyor, gidebilen de elbette oluyor. Bugün iş kura müracaat eden işsizlik sayısı 1 milyon 34 bin kişi. Bu sadece resmi kayıt. Türkiye nüfusunun yarısı resmi kayıtlarda çalışıyor görünüyor. Ev kadınları, kayıt dışı çalışanlar, köylerde kendi bağı bahçesinde çalışanları düşersek iş arayan insan sayısı 8 milyon kişiye ulaştı. İşsizlik oranı emekli ve çalışamaz durumda olan insanımızı düşersek  %20 seviyesine yaklaştı, bu dönemde tarım sektöründe çalışan sayısı 108 bin, tarım dışı sektörde çalışan sayısı 550 bin kişi azaldı.

Geçen hafta Merkez Bankası faizleri düşürdü. Ekonomistler bu son olabilir dedi. Bu son olursa da olmasa da yabancı para borcu (dış borç) ödeme zamanı gelince dövizin yukarı gitmesi önlenemez. Bankalardaki mevduatın yarısının döviz olması halen daha güvenin olmamasının neticesidir. Bir arkadaşım faizler düştü, doları bozup da ne yapacağım, doların yıllık getirisi daha yüksek diyebiliyor. 2019 kapanırken hep bekle gör politikası yaşadık.  Enflasyon hiç durmadı, çünkü dışa bağlı bir tarım, et politikası izlenmesi yanlıştır. 

GDO’lu ürünleri alıp iç piyasaya sürmek yanlıştır. Üretim hamlesi yapmak, bunu yaparken doğal ürünler üreterek yurt içine ve özellikler de yurt dışına satarak döviz kazanmak en büyük idealimiz olmalıdır. Yılsonu yaklaşırken Gebze’den bir banka üssünden çıkarma işlemleri başladığı haberi geldi. Bunu daralan piyasada diğer bankaların takip edeceği malumunuzdur. Hatta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun bankalara müdahale etmesinden dolayı bazı bankalarda genel müdürlük düzeyinde istifaların olduğu da söyleniyor. Bu kadar olumsuzluğun yanında bir de demokrasimiz adına iyi gelişmeler var. Yeni partiler kuruluyor. Ve bunlardan birinde Türkiye için faydalı olacağına inandığım İktisat profesörü olan ve Dünya’da en çok alıntı yapılan 10 kişiden biri olan ekonomist Daron Acemoğlu’nun Türkiye ekonomisi için önerilerde bulunacağı iyi bir gelişmedir.

ABD Başkanı Donald Trump, Çin ile ticaret anlaşması görüşmesinde, birinci faz anlaşma konusunda uzlaştıklarını açıkladı.Bu piyasaları tatmin etmedi, altının onsu kımıldadı. Çin sıradan bir ülke değil. Ucuz kalitesiz mal üretmekten çıkıp, kaliteli ürünler üretmeye geçiyor. Artık marka olmayı hedefine koydu. Dünya piyasalarında kaliteli ürünlerle yer almak, açılmak istiyor. Öyle ise Çin’e dikkat etmeliyiz.

Ziraat Bankası simit sarayını satın aldı. Ziraat Bankası kimin? Devletin. Devlet kimin bu vatandaşın, halkın. Yani şimdi 80 milyon nüfus bunun ortağı olduk. Artık daha çok simit yiyerek bu sarayı düzlüğe çıkarma görevimizde var, unutmayın!
Hükümetin son açıklamalarına bakılırsa, yeniden inşaatla hamle yapmak isteniyor. Bunu 2 yıl Önce İstanbul Fikir tepe’yi yeniden dev bloklar yaparak inşa eden, Türkiye’nin vergi rekortmeni ilk 100 firma arasına giren Haldız İnşaat’ın patronu Fatih Haldız ile görüşürken öğrenmiştim. Birçok inşaat firması İstanbul’dan elini ayağını çekip, İzmir ve Antalya’da yeni projeler yapacak. Devlet destekli “TOKİ ve GYO” destekli inşaatlar daha çok orta sınıfa dönük olacak, denildi.  Şimdi anladığım kadarıyla, bütçeye ek gelir için katılımı düşük vadeyi uzun tutarak yeni projeler ile yeni daireler satmaya başlanacak. Kira öder gibi sloganı ile para toplayacak. Devletin arsalarına yeni mahalleler yapılacak. Birçok hükümete yakın firma bu işi üstlenecek. Bu hem ekonomiyi çevirecek, hem de işsizliğe bir nebze çare olacak.

Her iktidar elbette kendi güvendiği kişilerle çalışır. Bunu muhalefette öyle yapmıyor mu? Daha dün yerel yönetimleri kazanan Belediye başkanları birbirlerine iş yaptırdı. “Mersin Belediyesi’nin Logasunun yenilenmesini Adana Belediye Başkanı’nın oğlu’nun yapması” basınımızda yer aldı. Hem de ihale yapılmadan!
2020 yılında enflasyonu düşürmek, ekonomiyi büyütmek hedefi ile giriyoruz. Eğer durağan geçen bir yıldan sonra, ekonomiyi büyüteceksek yeni sermayeye ihtiyaç var. Sermaye akımı sağlanırsa, ya da halkın elindeki mevduatlar “altın, döviz, tl” dönüştürülürse bu hedefine ulaşır. Bunun ulaşması piyasaya para çıkması demektir ki buda enflasyonu yukarı iteler.

Enflasyonu düşürmek hedeflenirse bu defa tüketimi kısmak gerekecektir. Bu da halkın tüketim alışkanlığını kısmak demek, elindekini bir şekilde devletin alması demek olacaktır ki, fabrikalar yurt dışına satış yapamaz ise duracak seviyeye gelir. 
Her şeyin daha güzel daha dengeli, daha programlı, yerli üretimin artacağı bir yeni yıla girmemiz dileğiyle…


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI