BORSAYA DİKKAT ! - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

30 Ocak 2020 Perşembe

İnsan doğası gereği kendi iyiliğini arar. Bu insanların kendi arasında karşılıklı bir mücadele yaratır. Yani insan insanın kurdudur. Bu yaklaşım insanları kendi arasında doğal olarak sürekli savaşa götürür, hırsa götürür, bu da güvensizlik içinde yaşamak demektir. Bu gün Çin’de ki salgının topluma korku salması ekonomiyi sıkıntıya soktu. 

Savaş ortamından çıkmak ticaretin serpilmesine yol açar. Savaş ortamının insanların yaşamlarına muazzam bir etkisi vardır. Seyahat sektörünü,  yiyecek sektörünü, ilaç sektörünü, giyim-kuşamı olumsuz etkiler. Korku insanı üretmekten alı koyar. Fabrikalar çalışmaz, ne havayolu, ne inşaat, ne otomobil, ne de mobilya üretilir. Bunarı daha çoğaltabiliriz. İnsan için can sağlığı, yaşamak birinci derecede gaye olur. Bu yatırımları durdurur.

Haliyle insanlar savaşın ve korkunun olmadığı, kardeşliğin yükseldiği ortamı arar. Öyle ise Devletin güçlü olması, onu temsil eden bireylerin mutlu olması gerekir. Devletin insanları için iyi şeyler yapması, öncülük yapması gerekir. Şimdi Çin’de ki salgın ilaç sektörüne olan ilgi arttırdı. Çin’den hiçbir ürün alınmaz oldu. Bu borsanın alt üst olmasıdır.

Demek ki borsa için Dünya piyasalarını incelemek gerekiyor..
Bugün Avrupa’nın piyasamıza olan bakış acısı da buna yakındır. Birçok ürün GDO’lu, yani güvensizlik sürüyor. İç piyasada enflasyon birazcık yükselecek dedi; TCMB başkanımız Murat Uysal. “ 2020 yılının ilk çeyreğinde enflasyon yükselebilir.” Buna yanıt geçen hafta Davos’ta açıklama yapan Ekonomi bakanı Berat Albayrak’tan geldi.  Albayrak “ enflasyon tek haneye düşecek” 


Oysa faizlerin düşürülmesi ile küçük yatırımcı mevduat faizinde kaybetmeye başladı. Bankalar mevduat faizini yüzde 10.00-11,50 bandına çekti. Bu faiz oranı enflasyonun altında kaldı. Para eriyor. Yatırımcı parasını korumak için başka estrümanlara yöneltti.. Enflasyonun kıpırdaması demek ise kur realizasyonunu yükseltiyor. Dolar hafif hafif yükselişe başladı. Bankalarda ki Döviz hesapları toplam mevduattaki payı yüzde 50’ye yaklaştı.  Diğer taraftan kredi faizleri düşürtülerek insanları iktisadi koşullarda kredi al-borçlan formülüne sürüklüyor. Vatandaşı süresiz olarak borçlu, özgürlüğünü yitirmiş rehinelere dönüştürüyor. İnsanlar borçlandıkça özgürlüklerini kaybediyor. 


Vatandaş refah düzeyini korumak için başta yatırım fonları olmak üzere borsaya yöneldi. Tavsiyem borsada dikkatli olunmasıdır. Ya bir bilene danışacaksın, ya da iyi inceleyeceksin, başka yolu yok. Altın alalım diyenlere tek yanıtım, onsun zirvede olduğu gerçeğini görmeleridir. Ancak dolar kurunun yükselmesi ile altın TL karşısında prim yapabilir.

Herkese daha güzel, daha özgür, daha refah düzeyi yüksek günler dileğimle…. 
 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI