EKONOMİ CANLANIYOR MU? - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

29 Kasım 2019 Cuma

2019 Yılının son çeyreğinde kemer sıkmalar, kredi musluklarının devlet eli ile teşvik edilmesi, görünümde düzelmelere yol açtı. Devlet bankaları başta olmak üzere kredi faizlerinin aşağı çekilmesi söylemi, olumlu bir tablo doğurdu. Otomobil satışları Kasım ayında arttı. Hatta bazı markalarda araç stoku bile kalmadı.

Bu canlanma yeterli mi?

Kısa dönemde ki bu düzelme, gerçek anlamda önlemler alınmadığı için çok da yeterli gözükmüyor. Şirketlerin döviz borçlarında düzelme yok. İthalat tekrar canlanırsa dış açık tekrar yukarı gider, bu da dövizi yukarı sürükler. Yükü çalışanlara ödetmek, zam oranlarını düşük tutmak, vergileri arttırmak, otomobil kredilerini düşük gösterme aldatmacası ile satışlar yapmak geçici çözümlerdir. Uzun vadede en büyük sorun her zaman belirttiğim gibi işsizlik sorunudur. 

Doğal kaynakların, tarım ve hayvancılığın, meyve sebze ve gıda üreticiliğinin iyi kullanılmadığı sürece; istihdam artmadığı sürece kriz sürecektir. Dışarıdan getirilen sağlığa zararlı ilaçların, GDO’lu ürünleri topluma sunmak, kötülük ve ahlaksızlıktır… Neden toplumda birileri ya da bir grup bilerek toplumun bütününe zarar veren bir şeyler yapar? Yazık değil mi. İhraç ettiğimizde ülkemize döviz girdisi sağlayacağımız, ürünler geri dönüyor. Geri dönem ürünleri görünce gözlerimiz yaşarıyor…

Çin nereye koşuyor?
Bir toplumun ekonomisinin iyi gitmemesi, insanların işsiz kalması o toplumun iyi yönetilmediğinin göstergesidir. Çin modern çevresel problemler yaşayan dev bir ülke. Çin’in büyümesini inceleyen bilim adamları bugün ikiye bölündüler. Bir grup Çin için iyi şeyler söylerken, diğer bilim insanlarının toplandığı grup Çin’in yükselişindeki hızın kaynakları orantısız tükettiğinden, artan nüfusun durdurulamamasından dolayı çöküş yaşayacağını öne sürdü. 

Ekonomik piyasalara bakacak olursak, Efsane günleri, kara cumalar, süper indirimler vb. ne ad adı altında olursa olsun, satışı cazip kılmak, bir kazançtır. 11 Aralıkta FED toplantısı var. TCMB toplantısı da Aralık ayında yapılacak, faiz indirme olasılığı bekleniyor. Borsaya dışarıdan sermaye girişi yetersiz. Bunu yazarken aklıma değerli dostum Doktor Mehmet Kaya’nın bana yolladığı e-posta geldi. Mehmet Kaya “güven olmadan, düzelme olmaz”  diyordu. Mehmet Kaya haklı. Geçici çözümler bir müddet piyasayı rahatlatsa da küçük gibi gözüküp büyüyen yanlışlar bir gün karşımıza kartopu yumağı gibi çıkabilir.  Bu ortamda dolar kurunun 5700 TL üzerinde bir yerlerde gideceğini tahmin ediyorum.  Mevduat faizleri düştüğü için iyi yatırım fonlardan alınıp, yararlanılabilir. Bunun için bir bilenden yardım almakta fayda var. Altının onsu ABD ile ÇİN arasında geçen ticaret görüşmelerine bağlı olarak bir seyir çiziyor. Altının onsunun 1450 ile 1500 bantında gel-git yapması söz konusu. 

Haytaya görüşmek üzere, kazanç dolu iyi yaşamlar diliyorum…



Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI