Ekonomide ‘popülizm’ - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

6 Ekim 2020 Salı

Tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de ekonomi daralıyor. Birilerinin çıkıp “her şey iyi olacak ya da her şey yolunda” demeleri onların “popülizm” yapma görevidir. Biz buna halk dilinde sapma diyoruz. Bunları yaşamayı siz seçmediniz, aşmak içinde umutsuzluğa kapılmayın. Bütün ülkeler coronadan etkileniyor. Gelişmekte olan bizim gibi orta ölçekli ülkelerden farkımız daha çok dış borcumuzun olmasıdır. Bazı kaynaklara göre 180 milyar dolar borç olduğu vurgulanıyor. Bunu kapatacak üretimi yapmayı becerir, dış ülkelere satarsak işte o zaman bir nebze daha iyi olacağız. Bunun için ülkemizin ekonomik anlamda daha iyi yönetilmesi, istihdamın artması, işsizliğin azalması ve piyasaya güvenin artması gerekiyor.

DÖVİZ NEDEN YÜKSELİYOR?

Dövize talep ekonomiye olan güven ile ilgilidir. Yurt içi yerleşik kişiler Türk Lirası Mevduatın faizlerinin 2 puan yükselmesine ve vergilerin düşmesine pek bakmıyorlar. Onlar güven olmadığı sürece paralarını dövize yatırıyorlar. Dövizden kar elde etme bir kısım mudi için artık alışkanlık oldu. Umutsuzluğa kapılmış kişiler, tam da böyle savaş çığlıklarının duyulduğu, özgürlüklerin kısmen kısıldığı ortamda güvenilir liman olarak dövize sığınıyorlar. Kısacası kapitalizm yeni bir kriz yaşıyor. Bu ne kadar sürecek kestirmek çok zor. Görünen şu ki ülke ekonomisi küçülüyor, ülke insanı fakirleşiyor. Elektik ve gaza zam geldi. Otomobilin vergileri arttırıldı.  Bu durumda bireysel yatırımcı aklı ve tecrübesi ile hareket ederek kendini koruya bilir. Bir bilende danışarak parasına yön verebilir. Biraz altın, biraz döviz alarak sebep yapabilir. Büyük sanayicinin ise iyi kenetlenmesi, daha iyi ürünler üreterek dünya piyasasında satış yapması kaçınılmaz. Bunun için onlara istihdam arttırmak şartı ile düşük faizli yatırım kredileri verilebilir, çeşitli destekler sağlanabilir. Sonuç, her şeye rağmen önünüzde uzanan umutları kaybetmeyin. Onlara uzanmak sizin kendi gayretlerinizle olacaktır… Yazımı yine çok sevdiğim, Can Yücel’in şiirinin bir paragrafı ile kapatıyorum, haftaya buluşmak umuduyla;

Boş ver yaşı başı,
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden
boş ver yaşı başı,
Aşk var mı aşk, ondan haber ver?
Takılmışım yüzündeki, gözündeki çizgilere
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
Atmak mı istiyorsun kendini dereye soğuk bir kış günü.
Öl gitsin…
Parayı pulu savurup
bir balıkçı köyünde balık mı tutmak istediğin,
Savrul gitsin..
Boşver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
Kendi yüreğinden başka?

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI