GÖÇMEN KUŞLAR - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

26 Şubat 2020 Çarşamba

Ticari devrim, iktisadi büyümeyi desteklemek maksadı ile mali sektörde yenilikler yapmanın önünü açmaktır. 
Bugün Türkiye ekonomisinin önünü açacak adımların atılması gerekir. Yenilik yapılmaması her geçen gün ekonominin aleyhine işlemektedir. 
Olumsuz koşullar, son çeyrek asırda köylerden kente göçmekle başladı. Göçmen kuşlarının yönünü değiştirmek için ilk adım yıllar önce atılmalıydı. Bu beraberinde yeni istihdam olmayınca işsizliği, hatta yetenekli, donanımlı üniversiteli gençlerin işsiz kalmasına neden oldu. Ve piyasalar alt üst oldu.

M. Kemal Atatürk “Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylülerdir.” derken çok haklıydı. Köylerden kentlere akışın durdurulması için hükümetlerin vatandaşını desteklemesi gerekir.  Mali destekler, vergi muafiyeti, ürün desteği, sigorta desteği, yatırım desteği; onları onurlandıracak, kucaklayacak, teşvikler sağlanmalıdır. Kırsal kesimden, mütevazı bir yaşamdan gelip (Anadolu kaplanları) çok büyük servetler elde edenler vardır. Bunun için vergilendirme sistemini gözden geçirmek gerekebilir. Vergileri arttırmak bazen üreticiyi, işvereni, çalışanı küstürebilir. Denge bozulursa hiçbir şey yapmamak daha iyi mantığı oluşabilir. Daha çok çalış, daha çok vergi ver, insanları göçe sürükler.  Oysa insanlar düşük vergilerin güçlü teşviklere daha müspet yanıt verirler. Bugün işyerlerine arsa, fabrika maliyeti, makine, elektrik, mazot, gaz, SSK indirimleri ve iş geliştirme vb. indirimler yetersiz kalıyorsa gözden geçirilmeli, gerçek anlamda istihdam yaratacak yerlere istisna ve indirimler yapılmalıdır. Gümrüklerde hem indirim, hem de teşvik artmalı, ancak denetimde elden bırakılmamalıdır.

Vergi oranını düşürürseniz, vergi veren artar, vergi gelirleri yükselir. Eğer ki hukuk üstünlüğü sistemine, adalete, toplum tereddütsüz inanırsa üretim coşar, özgür toplum yaratırsınız. Tüccar, işveren uzak diyarlara iş bulmaya değil, ürün satmaya yelken açar. 
Ekonomik piyasalara bakacak olursak, savaş çığlıklarının etrafımızda sürmesi, Çin gribi, olumsuz bir tablo çiziyor. Korona virüsün Çin ekonomisi üzerinde yarattığı hasarın küresel ekonomiye ne ölçüde sirayet edeceği en büyük sorun olurken Euro Bölgesi, Japonya, Avustralya ve Güney Kore gibi Çin ile en çok ticaret içinde olan ülkelerin son ayki göstergelerindeki sert düşüş durumun tahmin edilenden daha büyük olduğunu gösteriyor. Hasarın yüksek olması ve virüsün de yayılmaya devam etmesi nedeniyle piyasalardaki satışlar da giderek derinleşti.

Borsa tüm dünyada olduğu gibi bizde de aşağıya yönünü çevirdi. Bu ortamda güvenilir liman altının onsu son 6 yılın zirvesine çıktı. Merkez Bankası’nın faizleri düşürmesi ile kımıldayan enflasyon karşısında doların da yükselmesi normaldi.  Yükselen dolar kuru iç piyasada altının onsunu da etkilediğinden elbette dolar Şubat ayının en iyi getireni oldu.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI