İHRACAT ŞART - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

5 Şubat 2020 Çarşamba

Ülkemiz, deprem gerçeği ile yeniden karşılaştı. Zaten deprem kuşağında olmamıza rağmen, binaların yeterince sağlam yapılmaması sebebiyle acı kayıplar yaşadık, yaşıyoruz. Kapitalist düzeninde iyi denetim olmadığından yaşayacağız da. Ölenlere Allah'tan rahmet, yaralı olan vatandaşlarımıza ise acil şifalar diliyorum, 1999 Gölcük depremini yaşamış biri olarak…

Haftaya keyifli bir başlangıç yapmadık. Yurt içinde gelen acı haberler, yurt dışı tarafında ise Çin den tüm dünyaya dağılan virus sebebi ile yaşanan tedirginlik, moralleri bozdu. Korona adı verilen virüs 500’ü aşkın insanın ölümüne sebep oldu ve işin korkutucu tarafı artık Çin dışında, farklı ülkelerde de kayıplar yaşanmaya başlandı.  Virüse yakalanan insan sayısının ise 3000’e yaklaşığı belirtiliyor. İstanbul’da doktorlar küçük çocukları kreşe yollamayın, evde bakın uyarısında bulundu.

Finansal piyasalar da bu  sebeple keyifsiz.  Güvenli limanlara alımlar yeniden gündeme gelirken, borsalar da gevşemeler gözlendi. Altın bu durumda yükseldi. Gayrimenkul ve İnşaat beklemesini sürdürüyor.Hiçbir insanın elinde sihirli değnek ve kamçı da yoktur. Her yatırımcı aslında kaygan bir zeminde koşar. Onun için her yatırımcı atacağı adımı iyi incelemelidir, en doğru gelen hamleyi yapmalıdır. 
Dünya’da sağlık sigortalarında fiyatlar yükseliyor. Gaziantep’te sigortacılık yapan sevgili dostum eski bankacı Aslıhan Özhan kapsam genişledikçe “Yatarak tedavi, ayakta tedavi, ilaç alımı, klinik laboratuar, doktor muayenesi artış olunca sigorta poliçesi fiyatları da arttı.” diyor.

Reel olarak artmayan ücretlerdir. Krizin sorumlusu biz değiliz diyen çalışanlarda var. “Güzel, mutlu günlere olan umutlarınızı kaybetmeyin” dediğimde gençlerden cevap geldi. Okumaya devam ettiklerini söyleyen gençler “ kişisel gelişim, farklı ol” tavsiyeleri de boşta kaldı. Bunun da modası geçti. İkinci dili de öğrendik, işsizlik kuyruklarında öne geçmek için, artılarımızı çoğalttık.
Evet; bu yıl daha zor olacak, eğer ihracat odaklı büyürsek bir nebze hava alabiliriz, rahatlarız da, imajımızı düzeltmeden dışarıya nasıl satacağız. Bu iş dualarla olmaz ki. İyi ürünler yaparak, satmalıyız. Sanayicide kur ve faiz arasındaki riski iyi yönetmelidir. Bankalar ne kadar çok kredi satarsa o kadar çok kar edecektir. Önemli olan bu kredilerin istihdama dönüşmesidir. Bireysel krediler ile büyüme sadece hane halkını borçlandırır. Asıl çözüm sanayicinin ihracat yapmasındadır. Haftaya en güzel günlerde görüşme dileğimle…





 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI