İLETİŞİMİN ÖNEMİ - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

27 Kasım 2020 Cuma

Küreselleşme bir noktada beraberinde özelleştirmeyi getiriyor. Bu büyük kesimin yoksullaşması demektir. Bu acıdan bakıldığında sermaye akımı bir ülkeden diğerine  giderken o ülkeyi çok iyi analiz ediyor. Gideceği ülkenin hammadde kaynağına olmaya, ürünün o ülkeden kolay çıkması için ulaşım koşullarına, pazar ilişkilerine, ucuz emek gücüne ve en önemlisi onu koruyacak kanunların olup olmadığına bakar. 
Çağımız iletişim çağı. Yukarıda saydıklarımın yanında son zamanlarda iletişimde eklendi. Artık patronlar dijital ortamda fabrika kurabiliyor. Görüntülü internet bağlantıları ile dünyanın bir ucundan talimatlar verdikleri gibi, bir fabrikanın içini gezebiliyor. Arızayı görüntülü ortam ile çözebiliyor, yapılması gerekeni talimatlar ile yöneticisine söylüyor. 
İşte bu yüzden ilkokul çağındaki çocuklara fiş takmayı, bilgisayar açmayı, kısaca dijitalleşmeyi öğretiyoruz. Bu iletişimin neden önemli olduğunu gösteriyor. Dünyanın diğer ucundan iletişim vasıtasıyla fabrikayı idare edebiliyor. Herkesi izleyebiliyor, yönlendirebiliyor. 
Çin bu alanı çok önceden keşfetti. Ucuz işçiliğim var diyerek dünya devlerini kendi ülkesine davet etti. Bir çok ünlü marka orada patentini vererek üretim yaptı. Bu ABD ve Avrupa ülkelerinin hoşuna gitmedi. Bunu geç olsa da gören rakip ülkeler gümrük duvarlarını koruma kalkanı olarak kullandı. Bazı Balkan ülkelerinde biz hiç vergi almıyoruz, elektrik bizde bedava gibi söylemler ile fabrikaların kendi ülkelerine çekmeye çalıştı. Ancak Avrupa bu ülkelerde üretilen ürünlerin bir kısmının iyi işçilikten uzak, sağlığa zararlı olduğunu tespit ederek savaş açtı. Bu alanda bizde de Ford otomobilin Gölcük fabrikasını örnek verebiliriz. Neden Gölcük derseniz, deniz ve kara yolu ile üretilen arabaların nakliyesi için burası üs yapıldı diyebiliriz. Ayrıca güvenlik sorunu olmayan, askeriyenin hemen dibi seçilmiş olabilir. Ve çağımızın yaşadığı muazzam teknolojik ilerlemelerin gelecek neslin mutlaka öğrenmesi gerekiyor. İklim değişiklikleri, hastalıklar, etnik düşmanlıklar, pusulasını yitirmiş bir çok olayı ancak iyi yetişmiş nesil çözebilir.
Ekonomik piyasalara bakacak olursak, kışın gelmesi ile birlikte covid-19 etkisiyle de fiyatlarda artışlar görüldü. Açlık sınırının 2.516.-TL. yükseldiği ülkemizde asgari ücretin bu rakamın altında kalması ekonominin kötüleştiğinin en belirgin delilidir. TCMB toparlanmak için attığı adımları izlemeye devam ediyoruz. Piyasa için olumlu karşılanan adımları dışardan gelecek sermaye akışının  desteklemesi gerekiyor. Bankaların mevduat munzam karşılıklarını arttırmakla TL daha da sıkışabilir. Ancak döviz alımın önünün kesilmesi için TL Mevduat faizlerinin yükseltilmesi kaçınılmazdır. Bu adım elbette kredi faizini yükseltecektir. Bu da enflasyonu durağan yapar. Her şeyin daha iyi olacağı nice mutlu günlerde buluşmak üzere...
 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI