“KÜÇÜK BİR EMEKLİ” - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

25 Ağustos 2020 Salı

Güzel güneşli günlerde kuşları besler, çiçekleri sulardım.  Memurlara tatlı dil döker gülerdim. Tabi Şeytanın gör dediklerini görene kadar. 47 yaşında emekli olduğumda Ziraat Bankası şubesine gidip, bizden kesilip biriken ve o zaman geri ödenen konut edinme fonundan paramı geri aldım. Karşımda kalın gözlüklü, yaşını utancımdan soramadığım, eli titreyen yüzü kırışmış, beyaz saçlı bir bey işlemimi yapıyordu. Bu işlemi ben yapsam 5 dakikada bitirirdim. Karşımdaki bey yaklaşık 30 dakika sallandı. Adeta “niye geldin, nereden çıktın” der gibi bakıyordu. O esnada "Bende bankacıyım emekli oldum, kurtuldum. Sizde düşünüyor musunuz? Ne kadar kaldı emekliliğinize” diye soruyorum. “Memur emekliliğim geldi de geçti, dışarıda yapamam ki, burada hayatımdan memnunum” dedi. Elbette memnundu, birçok şef gibi bacak bacak üstüne atıp, yeni elemanlara iş yaptırıp, akşamı ediyordu. Bu bana uymazdı. Oysa ben Türkiye’de işsizliğin tavan yaptığını, gençlere istihdam açmak için sevinerek emekli olduğumu, emeklilikte gezeceğimi söyledim. 

SU ABONELİĞİ CEP YAKIYOR

Bir gün balıklar konuşur, çiçekler yürürse sorunlar biter, insanlar rahat yaşar o zaman; umarım. Devlet Kurumlarını, Belediyeleri görünce; "özel sektörün iyi yanları da var" demeden edemiyor insan. Yeni bir daire almış bir yaşlıyı dinliyorum, o anlatıyor ben not alıyorum. Bu yaz sıcağında yeni aldığım dairenin abonelik işlemleri için evraklarımı aldım, önce Enerjisa’ya gittim, sıram geldi içeri girdim, memur aldı evrakları işlemim 10 dakikada bitti. Sevinerek karşıya geçtim, MESKİ’nin kapısına ulaştım. Tam bir buçuk saat kuyrukta bekledim, içeride de işlemlerinin yarım saate yapıldı. ‘ İstenen evraklar listesinde yazmayan, yerleşim yeri belgesi ve sayaç fotoğrafını’ da istediler. Şaşırdım. Telefon ettim komşuma sağ olsun, fotoğrafı çekip yolladı da hallettim. Veznede ki memur 1.175. Tl istedi. Kredi kartımı çıkardım, verdim. Şaşırdım elbette, bir emekliden bu denli abonelik ücreti çok değil mi diye mırıldandım.

Arkamda sıra bekleyen bayana baktım. "Ben küçük emekliyim ilk görüşte aşka inanırım, insanlara inanmam" dedi. Bende şakamı yapıyor acaba düşüncesi ile ASKİ’yi aradım. Adana’da ilk su aboneliğinin de 575. Tl olduğunu öğrendim. Bu yaz günü, korona virüs yaşandığı ortamda sen vatandaşı, sen emekçi insanı, sen emekliyi, saatlerce kuyrukta beklet. Bir de emekli maaşına yakın parasını su açtırma bedeli olarak al. Sonra da biz halkın yanındayız, de…Neyse ki her yerde dezenfektan ücretsizdi, kapıda da maskesiz girilmez yazıyordu. Ateşim yükseldi,  yola koyuldum. Aklıma Neyzen Tevfik geldi, Can Yücel geldi…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI