MÜZİK YAŞAMDIR - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

23 Eylül 2020 Çarşamba

Müzik insanları yaşama bağlayan saygı duyulan sanatlardan biridir. Dün büyük üstad Ruhi Su’nun 35. Ölüm yıldönümüydü, o’nu sevgiyle, saygıyla anarken hemen yanı başımızda ki Adana Müzik evi ve Mersin’de ki Sofita Müzik Akademisi aklımda çağrışım yaptı. İnsanlar müzik sayesinde aşklarını daha duygulu yaşarlar, daha sevecen olur, şarkı–türkü söyleyerek, notasıyla yeni bir dil öğrenmiş olur; sosyalleşirler. Müzik dinlerken mırıldanmak bile insana iç huzur verir.

“Öyle ise stresten uzaklaşmak, özgüveni geliştirmek için müzik yapmaya buyurun” diyor, Hamdullah Alkaşi. “Onlar benim özel çocuklarım, onların her biriyle ilgileniyoruz, geleceğin müzik seven, insan seven gençlerini yetiştirmek için gayret ediyoruz.” ifadelerini kullanıyor. Piyano, gitar, Bateri, bağlama, keman, çello, flüt, klarnet, ses ve nota eğitiminin yanı sıra Koro gruplarına dersler veriyorlar. Caz atölyesi, bilgisayar tabanlı müzik yapım, konservatuar ve güzel sanatlara hazırlık derslerinin de verildiği Sofita Müzik Akademisi’nde kurslar başladı.  Biz sanat için varız fikri ile hareket ettiklerini söyleyen Alkaşi, oğlu Onur’un Bahçeşehir Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünü kazandığını söylerken “Üzülsem mi, sevinsem mi ikilemindeyim, ben şimdi en büyük destekçimi İstanbul’a yolluyorum. Her öğrencimin mutluluğu beni mutlu eder, müzik dinlemek veya çalgı aleti çalmak beynin her iki tarafının da çalışmasını sağlar,  güneşin çiçekleri renklendirmesi gibi, sanatta hayata renk katar, biz bunun için teorik ve pratik derslerle çalışmaya emek harcıyoruz…” diyor.
 
‘KALKINMA KÖYDEN BAŞLAR’

Mersin Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Cem Bucuge ise Köy Projesi hakkında bilgi verdi. Kalkınmanın köylerden başladığını, bunun da yıllar önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından yürütülen projelerle ortaya konduğunu belirten Bucuge, şunları söyledi:

“20 yıl önce köylerde yaşayan nüfus Türkiye nüfusunun yüzde 70’ini oluştururken bu tersine döndü. Köylerdeki okullar kapanmaya ve taşımalı eğitime geçilmeye başlandı. Asıl sıkıntı oradaki sosyal yaşantının çökmesiydi. Günümüzde o bölgelerde yapılan yatırımlarda çalışması için işçi dahi bulunamaz hale gelindi. Bunun üzerine ne yapabileceğimizi düşünüp Köy Enstitülerini inceledik ve çözümün sosyal yaşamı güçlendirmeden geçtiğini gördük. Atlılar Köyü’nde pilot bir projeye başladık. 22 dönümlük bir araziyi Orman Bölge Müdürlüğünden köy halkının kullanımı adına kiraladık. Burada futbol sahası, spor tesisleri yanında köyün ürettiği başta kiraz olmak üzere ürünlerin TIR’lara yüklenmesi için platformlar oluşturulacak. Bu çalışmanın 14 kurulun onayından geçmesi gerekiyor. 13’ünden geçti, son kurulu bekliyoruz. Aynı zamanda Milli Eğitim İl Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmelerle köy içinde terk edilmiş bir köy okulunu kullanım alanını aldık. Burada kadınlara ve gençlere eğitim verilecek. Ardından kooperatifçilik, konservecilik, anne çocuk sağlığı, hijyen gibi sosyal projeler yürütülecek. Tarım İl Müdürlüğü olsun, Belediyeler olsun hepsi projeye sıcak baktı ve yanımızda. Kış olmadan okulun tadilatını bitirip gelecek yıldan itibaren Atlılar Köyü’nde sosyal ve ekonomik projemizi hayata geçirmiş olacağız. Bu projenin sonrasında diğer köylere de örnek olacağını düşünüyoruz.”


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI