Adayların falına baktım - Metro-kulis

11 Mart 2019 Pazartesi

Adayların falına baktım

Gelin şu gergin seçim atmosferini  biraz yumuşatalım ve adayların fallarına bir göz atalım. Hepsi kahvelerini içti, fincanlarını üç kere kendilerine doğru çevirdikten sonra dileklerini tutup fincanlarını tabağa kapattı ve bize de yorumlamak kaldı. Hadi bakalım, neyse haaaliimmm çıksın faaaaliiimmm….

Sözlü’nün fincanı: Vallahi Hüseyin Bey, ne desem ki şimdi.. İçiniz biraz sıkılmış, zor günler geçirmişsiniz. Yorulmuşsunuz. Bir yakınınızdan beklediğiniz güzel bir haber varmış. Çok ümitlenmişsiniz. Yakınınız böyle uzun boylu, karizmatik, sert mizaçlı ve peşinde milyonlarca insan olan biri. Sizin de yakınınızda ama aynı zamanda uzağınızda. Tuhaf bir durum. El ele tutuşmuşsunuz, sizin elinizi kaldırmış, güç vermiş. Ama yine de sizin beklediğiniz müjdeli haber bir türlü ağzından çıkmamış. Yani nasıl desem hem yakın duruyor size hem de mesafeli de duruyor. Onun da kafası karışık gibi. Ufak tefek göz aydınlarınız var.

Zeydan Karalar’ın fincanı: Yakın zamanda sizi çok mutlu eden bir olay olmuş. Aslında bu olayla ilgili yüreğinizi baya kabartmışsınız ama olay istediğiniz şekilde gerçekleşince içiniz ferahlamış. Çok dostunuz var etrafınızda. Ama buna kanmayın. Bir o kadar da sizi çekemeyen, arkanızdan konuşun, dost gibi yaklaşıp hançerle bekleyenler de var. Siz de tanıyorsunuz zaten. Size “Ağabeyim, kardeşim” falan diyorlar ama gelin görün ki siz yanlarından uzaklaştığınızda durum tam tersine evriliyor. 20 dakika mı desem 20 gün mü desem her neyse 20 vakte kadar güzel bir haber alacaksınız ve rahatlayacaksınız. Durun tabağınıza da bakayım. Eveettt, tabağınıza da ay doğdu.

Soner Çetin’in fincanı: Çok rahatlamışsınız. Hiçbir derdiniz yok valla. Böyle kendinizden emin, çevrenizde olan bitenleri gülerek karşılıyorsunuz. 20 güne kadar devlet dairesinde çok güzel bir işe başlayacaksınız . Sigortalı falan, parası iyi olan bir iş. Altınızda bir sürü çalışan insan. Gel keyfim gel. Ama garip bir durum var. İnsanlar hem sizi pek sevmiyorlar hem de sizi çok destekliyorlar. İlk defa böyle bir fincan gördüm. Arkanızda sizi koruyan bir güç var gibi. Hatta güçler diyelim. Böyle 6 tane güç, ok mu desem, kılıç mı desem. İşte o güç sayesinde istediğiniz her şey oluyor. Valla ballı adamsınız.

 


Adana’ya metro şoku

Eminim siz de benim gibi düşünüyordunuz. Yani şöyle ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdooğan Adana mitingi esnasında Cumhur Adayı Hüseyin Sözlü’nün elini kaldıracak ve Metro’nun borcunu devraldığını açıklayacak, böylece hem Adana bir yükten kurtulmuş olacak hem de Sözlü’nün kazanması netleşecek ve neredeyse büyükşehirde seçimin sonucu açıklanmış olacak.

Böyle düşünmemizin bir nedeni de Sayın Sözlü’nün 6 Mart tarihli tweet’iydi. Sözlü bu mesajında  “Adanamızın en önemli sorunu Metro’nun yapılandırılması ve devam etmesi ile ilgili müjdeyi Sn. Cumhurbaşkanımız tarafından kıymetli Adanalılara verilecektir” diyordu.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili olarak sadece; önümüzdeki dönemde metronun güzergâhının uzatılmasının gündeme alınacağını belirtti. Devir açıklaması konusunda ise bir açıklama yapmadı. Böylece Adana soğuk bir duş alırken, seçime kısa süre kala dengeler yine değişti  ve Zeydan Karalar’ın eline de iyi bir koz verilmiş oldu.

Olmadı Kamuran Bey

Birkaç gün önce Yüreğir Belediye Başkan Adayı Sayın Kamuran Karaca’nın projelerini açıklayacağı o çok önemli basın toplantısına katıldım. Konu önemli olunca bizzat takip etmenin daha doğru olacağını düşündüm. Ancak sabah 09.00 diye belirtilen toplantı, üzerinden neredeyse 1 saat geçmesine rağmen bir türlü başlamıyordu ve Sayın Karaca da  ortalarda yoktu.

Doğal olarak basın mensupları arasında rahatsızlık oldu ve işi protestoya götürmeye kadar vardı. Doğrusu da budur zaten. Ancak Sayın Karaca’nın basın danışmanları gazetecilerin de yakın dostu olduklarından krizi iyi yönettiler ve toplantının gerçekleşmesini sağladılar.

Kamuran Beyi çok severim. Eğitimci kişiliğinin yanı sıra dürüst, güvenilir bir insan. Ancak siyasette bunlar tek başına yeterli olmuyor işte. Sanırım Kamuran Bey, eğitimcilik yaptığı dönemlerde derse geç kalan öğrencileri sınıfa almıyordu ya da geç kağıdı istiyordu.

Hatırlatalım istedik…

Şaka gibi

Harbiden de şaka gibi. Geçen gün genç bir iş adamı arkadaşımla karşılaştım. Laf dönüp dolaşıp seçimlere falan gelince öyle bir şey anlattı ki ilk başta geyik falan yapıyor sandım sonra durumun ciddiyetini kavradım.

Arkadaş bir işi için Ziraat Bankası’na gidiyor ve orada tesadüfen DSP Seyhan Belediyle Başkanı Adayı Yıldıray Arıkan’la karşılaşıyor. Hoş beş falan derken Allah’ın işi işte, aynı partinin Çukurova Belediye Başkan Adayı Yalçın Akyol’la karşılaşıyorlar.

Aynı partinin iki adayı yani.

 Üstelik geçmişte de aynı partinin iki belediye başkanı.

Selamlaşma ve ayak üstü sohbetten sonra Yıldıray Arıkan, arkadaşıma, Yalçın Akyol’u kastederek, “Bu da kazanacakmış gibi aday oldu” diyor.

Şaka gibi.

Komik yani..

Ama trajikomik…

Bir fotoğraf bin yorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Adana’ya gelişi sırasında amatör bir vatandaş tarafından çekilen bu fotoğraf sosyal medyayı salladı. Karalar’ın dev posteri önünde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu karesi o kadar çok yoruma açık ki seç beğen yani.

Mesela çok optimisit biriyseniz şöyle yorumlayabilirsiniz. Seçimlerde barış, kardeşlik ve nezaket havası var. Bakın Cumhurbaşkanı Erdoğan bile Cumhur Adayının en dişli rakibi Zeydan Karalar’ın dev posteri önünde konuşma yapabiliyor.

Şöyle de denilebilir. Bu zabıtalar sürüyle Zeydan afişi topladılar da bu dev gibi afişi gözleri görmedi mi?

Ya da afiş indirilmek istendi ama apartman sakinleri o kadar baskın çıktı ki kimsenin gücü yetmedi.

Bir başka yorum: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karalar’ın afişini görünce sırtını dönüp öyle konuşmasına devam etti.

Veya Zeydan’ın gözü Erdoğan’ın üstünde…

Vs…Vs…

Seç beğen al…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI