Askeri Dağlı için ne demiştik? - Metro-kulis

19 Şubat 2019 Salı

Askeri Dağlı için ne demiştik?

 

Demiştik ki; o her dönem olduğu gibi bir şekilde bu dönemde de Meclis Üyesi olur…

Demek ki boşa dememişiz.

Bakın yine yaptı yapacağını.

CHP Çukurova’dan kontenjan birinci sırayı kaptı.

Kurt politikacı nede olsa…

Ve bu tip siyasetçiler fazla yetişmiyor.

Tez zamanda çoğu siyaset mezarlığına gidiyor.

Kimileri de hayatının nerdeyse yarısından fazlasını siyasetle geçiriyor.

Mesela: Aytaç Durak, Halit Dağlı, Mehmet Ali Bilici, Hüseyin Sözlü, gibi.

Saydığım bu isimlerin siyasi geçmişi oldukça uzun.

Askeri Dağlı da bu kervana katılanlardan oldu.

Ben sayamadım sahi Askeri Dağlı’nın bu kaçıncı dönemi.,.

Ve daha kaç dönemler daha olacak.

Allah uzun ömürler versin ne diyelim ki

Gözümüz yok olanın da gözü çıksın…

Av peşindekiler

 

Bu aralar kuşlarım çok keskin fısıldıyor.

Kulağıma gelenlerin haddi hesabı yok.

Duyduğuma göre Büyükşehir için kulisler başlamış.

Birileri yengeç kollarını açmış bekliyorlarmış.

Nerden nasıl Büyükşehir’e masa atarım hesabı yapıyorlarmış.

Hem de her iki taraftan.

Şaşırdım kaldım desem yeridir.

Bunun yanı sıra anlayamadığım başka bir şey daha var.

Daha iki gün öncesine kadar iktidar korkusundan kalem oynatmayanlar şimdilerde kalemşor oldular.

Neden mi?

Para konuşur da ondan.

Her yerde bu böyledir.

Burunları keskin olanlar çıkarlarının peşine düşerler.

Eeeeee ne de olsa iş takipçiliği yapmak için ilişkiler lazım…

Hani avanta para tatlıdır ya…

Bilmem anlatabildim mi?

Önce kıbleni belirle

 

Siyasetin bazı kurnazları beni çileden çıkartıyor.

Adama bakıyorsun kiminle nerede belli değil.

Her önüne gelene “Yanındayım” diyor.

Rüzgar gülü gibi. Rüzgar nereye eserse o yöne eğiliyor.

Onlardan bir tanesi de ünlü bir müteahhit...

Onun da kıblesi belli değil.

Adayların hepsine gülücük veriyor.

Bre kardeşim, rengini belli et rengini.

Yani kıbleni.

Aslına bakarsan adını vererek yazmak istiyorum seni.

Lakin ortak dostlarımızın kırılmasından korkuyorum.

Bilirsiniz beni, dostluğa ve dostlarıma önem veririm.

Ama bunun yaptıkları yüzünden yakında sanırım ben de raydan çıkacağım gibi geliyor…

Çünkü duramıyorum. Deşifre etmek geliyor içimden.

Şimdi yapmıyorum ama yapmayacağım anlamına da gelmez hani.


Firavun’un Adana versiyonu

 

Eski Mısır’da kral olabilmek için (fravun) en büyük tanrı heykelinin önünde ayin yapılırdı.

Bu ayinde tanrı heykeli öne eğilirse kişi krallığını ilan ederdi.

Eğer tanrı heykeli öne doğru eğilmezse vay haline o kişinin.

Ölümlerden ölüm beğensin.

Fakat ayinde kral olacak kişi bir sırrı öğrenmiş olurdu.

Başrahip yaptığı bir düzenek ile heykeli hafifçe ittirerek başının eğilmesini sağlıyordu.

Yeni kral hayatının başrahibe bağlı olduğunu anlamış olurdu.

Şimdi bu hikayeyi yerele indirgeyelim.

Yıllarca Adana siyasetinde başrahipliğe soyunmuş birisi vardı.

Hep adayları kendi belirlerdi.

Fakat bizim baş rahibin foyası meydana çıktı.

Artık heykel eğilmiyor ve kendisi de çıldırıyor.

Ve duyumlarımıza göre ‘’Tanrılar çıldırmış olmalı’’diye figan ediyormuş.

Günah günah…. Bismillahirrahmanirrahim…


Sözde Demirsporlu Demirspor düşmanı

 

Adam tam bir beter…

Demirspor düşmanı. Haliyle Adana düşmanı.

Kendisine sorsan ondan iyi Demirsporlu yoktur.

Hikaye.

Onu yiyen Antep’e gitti.

Geçtiğimiz haftalarda İstanbulspor’a Demirspor’un yenilmesinin ardından odasına çekilip sevinç çığlıkları atmış…

Mutluluktan olsa gerek.

Çünkü istemez bu yönetimin başarılı olmasını.

Sırf kendi ihtirasları yüzünden yaptığına bakın.

Yazıklar olsun.

Ama yapacak bir şey yok.

Aslında var.

Bir kilo kına alıp göndermek en doğrusu olsa gerek.

Neresine yakarsa yaksın.

Mutluluğunu perçinlemiş olur.

Kınalı kuzum benim

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI