YENİ GÜN YENİ BATAKLIK - MUSTAFA KEMAL EVREN ÇİĞİL

11 Şubat 2020 Salı

İnançlarıma gömülüyorum ve karanlıkta kaybolmamak için inanılmaz bir savaş içinde kendimi buluyorum. Nasıl bir zaman bu? Nasıl bir insanlık düzeni? Nasıl bir yaşam felsefesi? Envai çeşit soruyla mücadele ediyorum. İnsanoğlu boyuna kadar pisliğe bulanmış. Gönüller kırgın. Ve herkesin bahaneleri var. Kimisi çirkin hikayelere sahip birçoğu dımdızlak ve yalınayak, sadece nefes alıyor. Bazıları tamamen acı içinde ötekilerse şark ve garbı karıştıran bir güruh olmuş.
En üsttekiler çağ ve zaman konusunda sürekli it dalaşı halinde. Her gün kavga, her gün sataşmalar, her gün çözümsüz münazaralar… Öte yandan sadece para müptelası olan müptezeller… Az önce okuduğum haberdeki muazzam vasat ve facia durum da cabası. Haber ne peki? Herhangi bir dava konusunda kendisini arayarak baskı yapıldığını ve bunun altında kalarak rüşvet ve baskıyla birilerini dışarı salan karar merci…

Düşünün ki her şey çorba olmuş, her şey tırşik olmuş, her şey paramparça… Geceden sabaha ulaşana dek sağ kalacak mıyım? diye düşünen insanlar. Emek ve ekmeği yarın bulabilecek miyim? diye huzurunu kaçıran aileler. Saçma sapan yazılarla, seslerle, programlarla ve kurgularla çağı berbat eden kişilerin, gece ne yaptığını takip eden berbat bir nesil!
 Başımı eskiden; bayrak görünce, acı görünce, insanlığa zararı görünce, zulüm görünce, kayıplar görünce, ağıtlar görünce eğiyordum. Şimdi her şeye alıştım. Sormuyorum da! Zaten sorunca ya kafama sopayla vuruyorlar ya gerek yok diyorlar ya da çekip gidiyorlar. 

Düzen bu!
Acılar, kanayan yaralar, ölümler, yarınlar, dün yaşananlar, kayıplar, yaşatılanlar, yitirilenler, yalanlar… Her şeyin unutulması ya da her şeye karşı susulması sadece bir gün sürüyor. İnsanoğlu kendisiyle besleniyor, insanoğlu tavında demlenmiyor, insanoğlu ruhunu iyice yitiriyor, insanoğlu şeytana yeniliyor, insanoğlu dört yanına acıları örüyor, insanoğlu vicdanı tane tane seviyor, insanoğlu donuk gözlerle dolaşıyor, insanoğlu hasta oluyor, insanoğlu mutluymuş gibi yapıyor, insanoğlu kendini kandırıyor.

O nedenle, sebepler, nedenler, etkenler belliyken insanoğlu hala kendi eliyle kendi sonuna hızlıca, kaza kaza ve yite yite gidiyor. 
Oysa çözüm basit,; sadece bir dakika nasıl dünyaya geldiğini? Neden geldiğini? Neler yapması gerektiğini? Düşünse çözümler hemen ortaya çıkar. Ama yapmıyor işte.
Çözümü ezenlerde, seçilenlerde, ezhelde, erklerde, nefste, cepte, çekirdekte, çeyizlerde, çekilmezlerde, çekilenlerde, filmlerde, dizilerde, yürüyen şeytanlarda buluyor.
Yitiyorsun insanoğlu.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI