Youtube Kanalımız


Sanlıurfahaber

Ayrılık sevdaya dahil...


Bu makale 2017-09-11 00:26:27 eklenmiş ve 199 kez görüntülenmiştir.
Muzaffer KOLİK

 

Batı’da çöküş yok, ağırlık merkezi değişiyor.

Uzak Asya’da inkişaf yok, temerküz sürüyor.

Türkiye’de mucize yok, devlet evriliyor.

Dönüşüm yine kök devlet eliyle oluyor.

Bu kez ne aydını ne de kadrosu var!

Başlangıç noktası devlet olan paradigma, başlangıç noktası toplum olan bir paradigmaya yöneliyor.

Milli ve yerli konsepti hakkıyla var etmek için; Avrasyacılık’ın, Avrupacılık’ın ve Atlantik’in elinin uzanamadığı insan kaynaklarından yararlanılmalı.

Devletin yeni döngüye dair öngörüsü, kısa zaman sonra özgün bir siyasa, literatür, edebiyat ve sanat var edecek.

Ara okumalar ciddiye alınmayacak, ısrarla yeni düzenin inşası sürecek.

Bundan bir asır evvel koma halindeyken bile bir kurucu lider çıkaran devlet, bu vartada da liderini teslim etmedi, etmeyecek.

Yeni yüzyıla uyum ertelenemez!

Uyum yasaları pratize edildiğinde, model bir ülkenin yükselişine tanıklık edilecek.

Devlet hadim-u millet oluyor.

Öyle dişil bir yola girildi ki toplumculuk, millilik ve yerlilik her ihtiyaçta kendini yeniden var edecek.

Ulusal ve küresel bağlamda merkez-çevre ilişki tarzımız değişiyor.

Dünyaya Batı’dan değil, Vatan’dan bakan bir evre bu.

Devlet; devlet başkanını dahi, riskli, kritik, bıçak sırtı seçim konseptiyle ayarda, zinde ve istikamette tutuyor.

Devlet, yeni bir doğuma ebelik ediyor.

Sağlıklı bir doğum için eski ideolojilerin dönüşmesi şart.

Yavuz; bu topraklara dair konuşmalarda “ya da” bağlacını sevmediğini “ve”bağlacının tercih edilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Örneğin “Doğulu ya da Batılı” yerine “Doğulu ve Batılı” denilmesini öneriyor.

Zira  “ya da” içinde hem bir toptancılık ve oportünizm hem de bir reddiye var.

Elbette ayağımızı bastığımız bir zemin olacak. Herkes kendi inancında en iyi olsun. Evet’i ve Hayır’ı olmayanda kişilik olmaz.

Türkiye düşmanlık ufkunu tanımlamıştır.

“İlla”mız, Türkiye’ye içeriden bakmaktır..

Türkiye, Müslüman ve Atatürkçü ve Türk ve Laik ve Modern ve Demokrat ve Dindar ve Solcu ve Komünist ve Sağcı ve Liberal ve Ülkücü ve Mutasavvıf ve İslamcı ; mürekkep, makro bir toplumdur.

Biri yok edilemez diğeri dayatılamaz.

Ayrılık nasıl sevdaya dahilse farklılıklar hatta aykırılıklar da “bize” dahildir.

Kamplaşmaya, kutuplaşmaya, kompartımanlara ayrılmaya dair;

Bir an Batı vesayetinin üzerimizden kalktığını düşünün!

Boğaz boğaza olduğumuz tüm farklılıkların ateşi söner.

Sosyal dalgalar, toplumun her kıyısına aynı vurmaz.

Üstad Ahmet Hamdi Tanpınar'ın söylediği son cümlesi yeniyi entelektüel temellendirmenin ser levhası olsun:

“Devam ederek değişmek, değişerek devam etmek...”  vesselam.

ÖNEMLİ NOT: Adana Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanı kardeşim, yol arkadaşım,Sayın Mükremin Duygun canının parçası, güzeller güzeli kızı Asena Nur Duygun'u evlendirdi. Geline ve damada hayırlı bir ömür diliyorum. 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket

Çukurova Metropol Gazetesi
©Copyright 2013 Çukurova Metropol Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu yazılım MSG Bilişim 0322 454 50 50 Tarafından Editlenmiştir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
TV
porn