Youtube Kanalımız


Sanlıurfahaber

Yaşamımızdaki AKP erozyonu


Bu makale 2017-09-13 23:57:25 eklenmiş ve 69 kez görüntülenmiştir.
Mustafa Köseoğlu

Cumhuriyet tarihinden bu yana en kapsamlı özelleştirmeler AKP iktidarları döneminde yapıldı. Yapılan özelleştirmeler salt kamu sektöründe zarar eden işletmeler için yapılmış olsa insan belki biraz hak verebilir. AKP iktidarı bırakın zarar eden işletmeleri, daha çok kar eden işletmeler özelleştirdi. Hem de yok pahasına, sudan ucuz fiyatlarla elden çıkardı. Kar eden bu kamu şirketleri yandaş firmalara peşkeş çekildi. Alınan rüşvetlerin karşılığında bu yandaş firmalar ödüllendirildi.

Peki bu özelleştirmeler sonucu devlet kar elde etti mi? Elbette hayır!... Özeleştirilen kamu sektörü yandaş firmalara peşkeş çekildiği için kar edilmedi. Çünkü yok pahasına elden çıkartılmıştı. Zira kamu sektörünü yok etmekle görevliydi AKP!...

Kamu sektörlerinin özelleştirilmesi ile istihdam sağlanabildi mi? Yine hayır!... Çünkü bu sektörde çalışan yüzlerce insan kapının önüne konuldu. Gelecekleri ellerinden alındı. İş güvencesi ellerinden alınarak işsizler ordusu büyütüldü. Çalışmak, evlerine bir lokma ekmek götürmek zorunda olan u insanlar maalesef taşeron firmaların kucağına itildi.

Sosyal Devlet bu değil ama AKP İktidarının görevi buydu. Emperyalist ülkelerin AKP’yi iktidara getirmelerinin bir amacı da buydu. Karma ekonomik düzeni bozmaktı. Devletin Kamu Sektöründen elinin çektirilmesiydi.

Böylelikle emperyalist ülkelerin ülkemizi kontrol altına almalarının önü açılıyordu. Cumhuriyet kurulduğu günden bu yana tek istedikleri ülkemizi kontrol altına alabilmeleriydi.

Büyük Orta Doğu Projesinin uygulama birliği de bu özelleştirmelere bağlıydı. Her şeyi çok iyi planlamışlardı. Sonuçta AKP İktidarı ile muratlarına erdiler. Ülke ekonomisini allak – bullak ederek tamamen ellerine geçirdiler. Ülkeyi üretim ekonomisinden tüketim ekonomisine geçirdiler. Kısacası geleceğimizi her yönden kendilerine bağladılar. Hakikaten ülkenin çökertilmesi konusunda Recep Tayyip Erdoğan üzerlerine düşen görevleri fazlasıyla ve başarıyla yerine getirdi.

Bu işin en önemli ayağı, Kamu sektöründe çalışanların işsizler ordusuna katılmasıdır. Bu durumda bu işsizler ordusuna katılmasını sağladığımız bu insanların ruh halini gözden geçirelim.

Özelleştirmeden dolayı işten atılan bu insanlar eğer kirada oturuyorlarsa kira ödemeleri gerekiyor. Evlerine ekmek götürmeleri gerekiyor. Çocuklarının okul giderlerini karşılamaları gerekiyor. İş bunlarla bitiyor mu? Daha geride kış hazırlığı var. Odun – kömür vs. elektrik, su, doğalgaz faturaları derken mutfak masraflarını neredeyse unutmuştum. Temizlik giderlerini bu şartlarda yazmak içimden de geçmedi!...

Normal şartlarda kirada yaşayan bir ailenin kıt kanaat geçinebilmesi için en az 3.500 – 4000 liraya ihtiyacı var. Bu masrafları karşılayabilmek içinde çalışıp, her ay düzenli olarak bu kadar parayı elde etmesi gerekiyor.

Şimdi sizlere soruyorum? AKP İktidarı döneminde işten atılan bir vatandaş oyunu kime verir? Kendisini işten attıran İktidar partisine mi, yoksa kendisinin haklarını savunacağını gördüğü bir siyasi partiye mi? Normal şartlarda kendi haklarını savunan siyasi partiye diyorsunuz değil mi?

Ancak yanılıyorsunuz. Maalesef sistem doğru işlemiyor. Yani işten atılan, dar gelirli vatandaşlar oylarını büyük bir çoğunlukla yine AKP İktidarına veriyor. Ülke nüfusunun büyük bir kısmının geçim sıkıntısı çektiği bir ülkede Amerikan projesi olan AKP’nin Onbeş yıldan bu yana nasıl iktidarda kaldığını anlatmaya çalışıyorum. Dar gelirli vatandaşlar oylarını büyük bir çoğunlukla yine AKP İktidarına veriyor. Dar gelirli ve geçim sıkıntısı çeken bu insanlar AKP’ye oy vermiyorsa kime veriyor? Oysa Adana’da hali vakti yerinde olan Kurtuluş- Cemalpaşa – Reşatbey- Toros- Mahfesığmaz, Güzelyalı- Yurt, Huzurevleri mahallelerinde CHP birinci parti çıkarken, yoksulluk denizinde boğulmadan yaşamaya çalışanların mahalleleri olan Mirzaçelebi, Dumlupınar, Hürriyet, Yenibey, Beşocak vs. de ise onları inim inim inleten, insanları doğduğuna pişman eden AKP birinci parti oluyor. Böyle bir tezatlık hiçbir sosyal projede ölçümlere de sığmıyor!... Bu yaşamımızın en büyük erozyonu değil mi?

İşte tam da burada yaşanılan bu erozyona dur demek adına, Cumhuriyet Halk Partisi’ne büyük bir sorumluluk düşüyor. CHP’nin en büyük görevi işçi, köylü, dar gelirli ve işsiz vatandaşların umudu olması gerekiyor.

 

Bir başka yazımda konuyu işleyeceğim…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket

Çukurova Metropol Gazetesi
©Copyright 2013 Çukurova Metropol Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu yazılım MSG Bilişim 0322 454 50 50 Tarafından Editlenmiştir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
TV
porn